UNUTMA GAZZE - HG

“Ölüm yayılıyordu ölüyordu gece bile”[1]

Böyle söylüyor Üstad Sezai Karakoç. Düşünüyorum bende. Filistin geliyor aklıma, Gazze geliyor bu beş kelimeden ibaret heybetli cümleyi okuduğumda. Ve nazarımda öyle bir anlam kazanıyor ki… ‘Ölümün yayıldığı Gazze’de gece bile ölür!..’

Ahh benim kan revan içinde, zulm ehlinin Siyonist ellerinde yaslara boğulan Gazze’m.. “Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir”[2] ayetin hakkı için sabr. Dayan Gazze, dayan ve diren. Direnişten kutlu bir dirilişe yol vardır elbet. O kutlu diriliş ki, o gün geldiğinde kuşlar senin özgürlüğünü muştulamak için cıvıldaşacaklar. Ve bir gün kuşlar gibi hür olacaksın Gazze, bir gün kuşlar gibi hür…

O gün gelecek Gazze. O gün geldiğinde, toprakların mermilerle değil çiçeklerle dolup taşacak. Çocuklarının başından kurşunlar değil kuşlar uçacak. O gün geldiğinde Yahudi yıldızının altında ehli zulm karşısında ezilen olmayacaksın artık..İslâm hilâlinin altında sapasağlam duruşunla varlığını kâinata kanıtlayacaksın Gazze. O gün geldiğinde…

Ey ufkunda özgürlük meşalesinin görünmesini bekleyen Gazze! Ey özgürlüğüne hasret vatan! Ey hasretini vuslatıyla dindirecek mahzun şehir! Kanlı zemheriden özgürlük baharına ermeyi bekleyen diyar! Bahara ereceğiz Gazze. İnanmışlar bahara ererler çünkü. Mutlak ereceğiz, bu tarafta olmazsa öte tarafta. İnanmışsak, muhakkak ki biz galip geleceğiz. Biliyorsun Gazze, zafer inananlarındır.

Sen o Yahudi tohumlarının afili(!) silahlarına bakma Gazze. Silah ki, âlâsı bizde –“Dua, mü’minin silahıdır”-[3] Dualarımız sel olup sana akıyor gece gündüz. Buradan dua gönderiyoruz ki orada kahr-u perişan olsun düşman ordusu diye. Sense dimdik ayakta kalabil diye Gazze. Sense dimdik ayakta kalabil..

Bir sapan alıp elimize taş atamasak da kâfire, gelip yaranı saramasak da, elini uzattığında tutacak kadar yakınında olamasak da kalemden kelâma kelâmdan duaya seninleyiz Gazze. Hiç kimseyle olamadığımız kadar seninleyiz işte. Bağrında değilsek de senden geçmiş değiliz. Bunu unutma Gazze, bunu unutma…

[1] Sezai Karakoç, Şahdamar/Körfez/Sesler, s.50, Diriliş Yayınları, İstanbul, 2011
[2] Bakara 153, Enfâl 46
[3] Hadis-i Şerif

Yorumlar

Müfîd Ne Demektir?

İfâde eden, meramı güzel anlatan. Mânalı, mânidâr. Faydalı, faydayı mucib olan. Mütâlâsından istifade olunan.